Renk seçin:


Modern Günahımız !

Modern Günahımız !

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte hayatımıza birçok yenilik geldi. Bunlardan biride hiç şüphesiz sosyal medya. Günümüz insanına araç olmaktan çok amaç olmaya başlayan, haliyle sıkıntıları da beraberinde getiren bir alan. İnternetin birçok faydalarını sıralayabiliriz ama bu zararı olmadığı anlamına da gelmez. Zararı var diye kaldırıp atalımda demiyoruz, diyemiyoruz. İnsanlara karakter tayini yapan, adeta onların kişiliklerinden bir parça olmaya başlayan sosyal medyada İslami hassasiyetlere acaba ne kadar önem verip dikkat ediyoruz. Şehadet parmağımızı acaba nelere şahit tutuyoruz. Müslümanların karnesi bu noktada pekte iyi denemez. Girilen siteleri, yapılan yorumları, paylaşılan fotoğrafları düşündüğümüzde, Müslümanın şahsiyetine uymayan İslam ile bağdaşmayan halleri gördükçe Müslümanlar nereye gidiyor sorusunu sormadan edemiyoruz.

Sosyal medyanın faydalarından biride insanların kendilerini rahatça ifade edebilmesidir. Bir toplulukta, akrabalar arasında veya arkadaş ortamında kendini ifade etmekte zorlanan insanların sosyal medya aracılığıyla kendilerini çok daha rahat ifade edebildiğini görüyoruz. Tam da bu yönüyle insanlar internette dolaşırken adeta başka bir insana bürünüyor. Günlük hayatta dinine dikkat eden insanların internette buna pekte dikkat etmediklerini görüyoruz. Buda gösteriyor ki Müslümanlar tehlikenin pekte farkında değil. Paylaştığın fotoğraftan yaptığın yorumdan hesaba çekilmeyeceğini düşünen bir Müslüman varsa çok büyük bir yanılgı içerisinde olduğunu söyleyebiliriz. Birde işin başka bir boyutu daha var ki İster kendini rahat ifade etsin ister rahatça ifade edemesin bu hayatta artık sosyal medyan kadar varsın. Sosyal medya tarafı olmayan insanları neredeyse ayıplayıp cahillikle suçlayacak düzeye kadar geldik.

Müslümanların imtihanı haline gelen internete detaylı baktığımızda İslami ve kültürel yönden insanları yozlaştırması yadsınamaz bir gerçek. İnsanlar gıybet ediyor,  iftira ediyor, fitne çıkarıyor lakin dikkatli irdelediğimizde yaptıklarının farkında bile olmadıklarını görüyoruz. Farkında olan kişilerde suçunu kabul etmeye yanaşmıyor. Özrü kabahatinden büyük mazeretler arkasına sığınıyor. Burası sanal alem, sosyal medyadasın, internet özgür bir yer vs vs liste uzar gider.  Peki, İslam ne diyor? Allah ve Resulü bize nasıl bir yol göstermiş? Akla şöyle soru gelebilir, Kuran ve sünnette bununda mı cevabı var? Ya da İslam internete de mi müdahale ediyor?

Burada bir noktaya temas etmek istiyorum. İnsanların bir konuda anlaşabilmesi için bazı noktalarda hemfikir olması gerekiyor. İslam’ı kendine din olarak kabul etmiş bir insanın İslam buraya karışsın, buraya karışmasın deme lüksü olmadığı gibi her alanda da İslami hassasiyeti gözetmeli, gözetebilmeli.

İnternetten gıybet edeceksin, iftira edeceksin, fitne çıkaracaksın ama İslam buna karışmasın. Böyle zannedenler şüphesiz büyük bir gaflet içerisindeler. Bizim dinimizin ahiret inancında zerre haksızlığa bile müsamaha gösterilmeyeceğini söyler. Nitekim ayeti kerimede ne buyuruyor yüce Rabbimiz; Biz, kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Artık kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. (Yapılan iş,) bir hardal tanesi kadar dahi olsa, onu (adalet terazisine) getiririz. Hesap gören olarak biz (herkese) yeteriz.  (Enbiya Suresi 47)

Başka bir ayette ise; Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah’tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir. (Hucurat-12)

Ayet gayet açık ve net. Şimdi aklınıza ve kalbinize sesleniyorum, günlük hayatta yaptığınız gıybetle internette yaptığınız gıybet arasında bir fark var mı? Şu gıybettir şu değildir diyebilir miyiz?

İnsanlar gıybet ederken iftira tehlikesine de girmektedirler nitekim Hadis-i şerifte buyuruldu ki: Bir kimse, bir mümin hakkında olmayan bir şey söylerse, iftiraya uğrayan kimse, onu affedinceye kadar, Allahü teâlâ onu Cehenneme sokar [Ebu Davud]. Paylaşılan bir fotoğraf, bir habere yada fotoğrafa yapılan yorumda gıybet ve iftira tehlikesi kapımızda kol gezmektedir. Kesin bilgiye sahip olmadığımız sadece zan da kalan bilgilerde yaptığımız hal ve hareketler nasıl günlük hayatta günah oluyorsa internette de günahtır. Burada bir konuya daha dikkat çekmek istiyorum. Allah Teâlâ buyuruyor ki “Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.” Hucurat süresi 6  Ayeti kerimede işaret edilen tehlikeyi fasıkı illa bir kişi olarak düşünmeyin, günümüzde televizyon radyo internet gibi araçlar da fasık hükmündedir diyebiliriz Bundan dolayı burada öğrendiğimiz bilgilerle hemen bir hükme varıp gıybete iftiraya varan hal ve hareketler içine girip, kendimizi zor duruma sokup ahiretimizi heba etmeyelim.

Sosyal medya da o kadar yalan haber bilgi dolanıyor ki İslami ölçülere riayet etmeden hareket edilirse hiç tanımadığımız görmediğimiz insanın hakkına girip iftira etmiş oluruz ki ahirette bunun hesabı zor olur.

Günümüzde ciddi haber ajanslarının bile ülkesel ve kişisel çıkarları için yalan haber yapmaktan çekinmediğini biliyoruz. Hal böyleyken Müslümanlar olarak görevimiz şuursuz bir internet kullanımı yerine Kuran ve sünnete uygun bir kullanım sağlamalıyız. İnternette dolaşırken Hucurat suresi 6 ayeti kerime pusulamız terazimiz olmalı. Tüm bunlardan sonra şunu da çok rahat diyebiliriz ki Müslümanların bir internet ilmihali yok. Basit gibi gelebilir lakin bu eksiklik çoğu şeyin havada kalmasına sebep oluyor. Dünyayı yönetenler teknoloji ile gençlerimizi yönlendiriyor. Teknolojiyi elinde tutanlar bununda sınırlarını kendileri belirliyor. Aklına, kişiliğine müdahale edemediğimiz bir gençlik meydana geliyor. Kişiliklerini İslam’ın değil, interneti teknolojiyi elinde tutanların şekillendirdiği bir gençlik…

Yazımızın başında dediğimiz gibi interneti kaldırıp atamıyoruz peki ne yapacağız Müslümanlar olarak kuran ve sünnete uygun bir hayatı bu mecraya taşıyacağız, buna mecburuz. İslam’ın da diyeceği bir söz var deyip bu teknolojik gelişmelerin bir köşesinden kendimize yer edinmeli, İslamı dünyaya daha iyi anlatmalı, bu mecraya da İslami kriterler getirerek gençlerimizin aklına ve gönlüne sahip olmalıyız. Vakit çok geç olmadan gereken adımları atmalıyız.

Yazar: Ahmet BAĞSIZ

Fikiratlasi.com

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ